Yerköy Masaj Salonu Masöz Yasemin

Yerköy Masaj Salonu

Bu dolaysız ve dürüst açıklamaya şaşıran kız bir yudum viski içti, besbelli çalan Brezilya şarkısına kulak vermişti. Arkasından sıla hasreti üzerine birkaç söz etti, bu ‘akşam kulübün pek hareketli olmayacağını söyledi, çünkü Cenevre civarlarında yapılması planlanan uluslararası bir kongre iptal edilmişti. Sonucunda, Maria’nın gitmece niyetli olmadığını anlayınca, “Çok bayağı,” dedi. “Üç -kurala uymak zorundasın. Bir: Müşterilere âşık olma. îki: Vaatlere inanma ve paranı hep peşin al. Üç: Uyuşturucudan uzak dur.” Bir an durdu. “Ve derhal başla. Bu akşam, bir adam ayarlamayı beceremeden evine dönerken, bir kere daha düşünürsün ve geri dönecek cesareti bulamazsın.” Maria, geçici bir süre çalışırsın, türünden bayağı bir açıklamaya kendini hazırlamıştı; o an, insanı düşüncesizce karar almaya iten o duygunun kendisini köşeye sıkıştırdığını anladı – umutsuzluktu bu. “ Yerköy Masaj Salonu

Yerköy Masaj Salonu

 

İyi öyleyse. Bugün başlıyorum.” Bir gece önce başladığını itiraf etmedi. Kız, barın patronuna gitti. “Güzel iç çamaşırın var mı?” diye sordu adam Maria’ya. O güne dek kimse ona bu suali sormamıştı. Ne sevgilileri, ne Arap, ne kız dostları, hele bir yabancı, asla. Fakat bu mekânda yaşam böyleydi: dobra dobra. Yerköy Masaj Salonu “Açık mavi külotum var. Sutyenim de yok,” diye ekledi, kışkırtmak için. Tüm kazancı, azar yiyecek oldu. “Yarın siyah külot ve çorap giy, sütyen tak. Mümkün olmasıyla birlikte fazla çfakatşır çıkarmak, törenin bir parçası.” Karşısındakinin aceminin teki olduğuna artık emin olan Milan, hiç süre kaybetmeden törenin kalanını öğretti ona:

 

Copacabana hoş bir yer olmalıydı, bir kerhane değil. Erkekler bu kulübe girerken, bir tek bir kadınla karşılaşacaklarına inanmak isterlerdi. İçlerinden biri, yolu kesilmeden masasına yaklaşacak olursa (en önemlisi, bazı kızlar için ‘özel müşteri’ diye bir kavram vardı), kuşkusuz şu sözlerle onu davet ederdi: “Yerköy Masaj Salonu Bir şeyler içmek ister misiniz?” İşte Maria buna evet yahut hayır diye karşılık verebilirdi. Adı için. Nereden başlayacağımı bilemiyorum, ek olarak başlamayı isteyip istemediğimi de bilmiyorum.”Fakat Maria’nın düşünecek vakti yoktu, adam talimatlarına devam etmekteydi: